Hikayemiz
Midas hep şans getirir
Midas Design’ı belki bir süredir biliyorsun, belki buraya ilk kez düştün.
Hangisi olursa olsun, iyi ki geldin. 🌸
Ben Gizem. Tasarımcıyım, iletişimciyim, marka yönetimi ve iletişim danışmanlığı alanında çalışan biriyim. Ve evet, bu markanın kurucusuyum.
Midas Design’ın hikâyesi, en çok sevdiğim yerden başlıyor.
Midas’tan. Kedimizden.
Onu kaybettiğim gün, hayatımda bir şeylerin yönü değişti. Onun sevgisi, yokluğunda bile içimde çoğalmaya devam etti. Ve bir noktada şunu fark ettim: bazı duygular kaybolmuyor, sadece form değiştiriyor.
İşte Midas Design, o dönüşümün sonucu.
Midas hep şans getirir.
Buna gerçekten inanıyorum.
Aslında bu marka sadece “tasarım yapmak” için doğmadı.
Bir şeyleri hissetmek, anlamak ve o hissi görünür kılmak için doğdu.
Rutinlerle bazı insanlık hallerini yüceltme eyleminden nasiplenen görece renkli şeyler tasarımları ürünleştirme yolculuğu, bu markanın tam kalbinde duruyor.
Çünkü biz ilhamı kusursuz anlardan değil, çok tanıdık hislerden alıyoruz: sabah kahvesi, iyi geçen bir gün, kötü geçen bir gün, özlemek, başlamak, bırakmak, devam etmek…
İnsanlık hallerinden esinleniyoruz.Ve onları gündelik hayatın içine küçük,
samimi dokunuşlarla yerleştiriyoruz.
Mug bizim için bi manifesto kültürü.Çünkü bazen bir cümle, bir gününü değiştirir.
Bazen tuttuğun bir kupa, sana kendini hatırlatır.
Şimdi Midas Design’da gördüğün her şey;
bugünün üretme hali, biraz da seninle kesişeceğini umduğum
hikâyelerin bir parçası.
Burası sadece bir marka değil.
Bir his alanı.
Ve eğer buradaysan, artık bu hikâyenin bir yerindesin. 💖